SAYGINKENT SİTESİ VE DEPREM GÜVENLİĞİ

Ülkemizde 17 Ağustos 1999 tarihinde Marmara bölgesinde meydana gelen deprem felaketi, insanlarımızın zemin emniyeti sağlam ve statik açıdan daha güvenilir binalarda yaşam isteğini gündeme getirmiştir. İşte bu bilinçle planlanan Ertuğrulkent-1 yerleşim alanında yer alan Saygınkent Sitesi binalarının yapımında, teknik açıdan Türkiye’ye örnek oluşturacak nitelikte uygulamalar gerçekleştirilmiştir.

SaygınkentSitesinin de içinde yer aldığı Ertuğrulkent-1 Yerleşim bölgesi için, Emir-Koop tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Yapı ve Deprem Uygulama Araştırma Merkezi Öğretim Üyelerine zemin etüdü konusunda çalışmalar yaptırılmıştır. Bu amaçla, 1996 yılında bölgenin 50 ayrı yerden toprak numunesi alınarak zemin emniyet kat sayısı hesaplanmış ve sonuçlar Emir-Koop yetkililerine bir rapor halinde sunulmuştur. Elde edilen kat sayıya dayanarak bölgede yapılacak binaların statiklerinin hesaplanması yoluna gidilmiştir. Bu raporda belli koşullara uyulmak koşuluyla 15 katın üzerine çıkılmasına izin verilmiştir.

Emir-Koop için sürdürülen araştırmada, bütün bölgede 50 ayrı yerden kuyu açılarak çıkan toprağın analizi yapılmıştır. Tüm bölgede açılan 50 kuyudan sadce1 tanesi Saygınkent Sitesi arazisi içindedir. Saygınkent Yönetimi açılan kuyu sayısını yeterli bulmamış, aynı merkez ve öğretim üyelerinden benzer bir çalışmanın sadece kendi parselleri içinde yapılmasını, zemin emniyetinin herhangi bir kuşkuyla yer vermeyecek şekilde kesin olarak belirlenmesini ve bir rapor halinde sunulmasını istemiştir. Bu amaçla, imara açılan araziler üzerindeki blokların herbirinin inşa edileceği alanlardan toprak numuneleri aldırarak yeniden zemin analizi yaptırılmıştır.

Saygınkent Yönetimi, konut bloklarının altındaki toprağın ve zemin etüd çalışmaları ile statik hesaplamalarının yer aldığı bu rapor için 19996 yılında 500 milyon TL tutarında bir bedel ödenmiş, bunu da güvenlik açısından son derece gerekli bulmuştur. Bu analiz sonuçları kullanılarak, üst katlar da dahil olmak üzere binaların statik hesaplamaları, alanında uzmanlığı kabul edilen ve Türkiye’de çok sayıda yüksek katlı bina yapımında görev alan İnş. Yük.Müh. Erol Ceylan tarafından (Ankara) yapılmıştır.

Bununla da yetinmeyen Saygınkent Yönetimi, elde edilen statik hesapların bir kez de İTÜ öğretim üyelerince kontrolünü sağlamıştır. İşte tüm bu inceleme ve denetim aşamalarından sonra binaların temelleri 4,5 ile 7 m arasındaki değişen bir derinliğe oturtulmuştur. Binaların temelleri 4-6 m arasında değişen bir stabilize (dolgu malzemesi) ile dondurulmuş ve her 40 cm’de bir silindir ile ezilerek sıkıştırılmıştır. İnşaatlar sürdürülürken bu uygulamaların fotoğrafları çekilerek çalışmalar kayıt altına alınmıştır.

Binaların betonarme projeleri 21 kata göre yapılmış olmasına karşın, buna uygun olarak önceden tasarlanmış bulunan mimari proje için önce (zemin ve bodrum dahil olmak üzere)17 kat olarak ruhsat alınmış, ardından 3 kat (teras ve dubleks) için tadilat projesi yapılmak sureti ile 20 kata uygun ruhsat alınmıştır. Bunun için de yine İTÜ ile karşılıklı görüşmeler yapılmış ve kararlar tamamen bilimsel çalışmalar sonucunda alınmıştır. Binaları deprem karşısında güvenliğini artırabilmek için de ayrıca şantiye sahasında bir prekast üretim yeri oluşturarak bütün merdivenler, doğramaların yer aldığı dış görünümler, balkon korkulukları ve çatı parapetleri üretilmiş, daha sonra vinç yardımı ile yerlerine yerleştirilmiştir.

Prekastlar binaların hafifliğini sağlamak amacı ile projesine uygun olarak imal edilmiştir. Bunun için Nevşehir’den bims maddesi getirtilmiştir. Bu maddenin çimento ile yapışkanlığını sağlamak için de Almanya’da özel olarak üretilen bir elyaf ithal edilerek karışıma eklenmiştir.

Diğer taraftan, binaların tamamında 1,2 m yüksekliğinde radya temel yöntemi uygulanmış ve yine binaların imalatında uluslararası alanda en geçerli yapı teknoloji yöntemlerinden biri olan tünel kalıp sistemi kullanılmıştır.

Tünel kalıp sistemi, binaların döşeme ve duvarlarının büyük kalıp elemanlar ile birden döküldüğü, yerinde dökme bir yapım sistemidir. Hazır çelik kapılar ile binanın taşıyıcı elemanları betonarme olarak üretilmekte, temeller, çatı ve bitirme işlerinin çoğunluğu geleneksel teknikler ile gerçekleştirilmektedir. İç ve dış bölme duvarları ise çoğunlukla hazır panellerden oluşmaktadır. Tünel kalıplar ile bir hacmin en çok üç duvarı dökülebilmektedir. Açık kalan kısımdan çıkarılan kalıplar, vinç yardımıyla başka bir noktada tekrar kurulmaktadır.

Bu sistem, özellikle toplu konut inşatlarında kullanılan, ekonomik ve zaman kazandıran bir yapım sistemidir. Tünel kalıp sistemi, ülkemizde yaşanan 1999 İzmit Depreminde dayanıklılığını kanıtlamış bir sistemdir. Depremin merkez üssü olan İzmit’te maalesef yüzlerce bina yıkılırken ve oturamaz hale gelirken, tünel kalıp sistemini kullanarak inşa edilmiş olan Emlak Bankası Yahya Kaptan Konutlarında bir sıva çatlağının bile olmadığı basında yer almıştır. ‘’Çalmayınca yıkılmıyor’’ başlığını taşıyan Hürriyet gazetesinin 26 Ağustos 199 Perşembe günü ait olan bu haber, kooperatif ortaklarına gönderilen bültenlerde de yer almıştır.

Bununla birlikte; yapılan araştırmalara göre, deprem bölgesinde yönetmeliklere uygun olarak yapılan ve mühendis elinin değdiği binalarda depremin etkisi veya hasarı en azdır. Örneğin, Japonya en şiddetli depremlerin yaşandığı bölgede çok yüksek katlı binalara sahip iken, bu binaların mühendislik kurallarına uygun olarak inşa edilmesi nedeniyle hiçbir sorun yaşanmamaktadır.


İNŞAATLARLA İLGİLİ BİLGİLER

17 Ağustos 1999 Adapazarı-İzmit depreminden sonra 12 Kasım 19992da da Bolu-Kaynaşlı depremi ilde ülke olarak bir kez daha çok büyük bir deprem yaşanmıştır. Bu deprem de ülkemizde maddi ve manevi, büyük zararlar vermiştir. Deprem kuşağında olan ülkemizde uygun projeler üretilmesi halinde bu depremlerin açmış olduğu yaraların çok küçük, olacağı Bolu-Kaynaşlı depremi ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. Kaynaşlı merkezinde tünel kalıp sistemi ile yapılmış binalarda da(İzmit’te Emlak Bankası Yahya Kaptan Konutlarında olduğu gibi) herhangi ciddi boyutta bir hasar olmamıştır. Araştırmalara göre, Türkiye ve dünyada tünel kalıp sistemi kullanılan yapılarda yıkılmış veya hasar görmüş herhangi bir bina bulunmamaktadır.

Nitekim, klasik bir binayı yıkmak için ortalama bir ton dinamit kullanılıyorken, tünel kalıp sistemi ile yapılmış bir binayı yıkmak için beş ton dinamit gerekmektedir.

Diğer taraftan, Bursa Büyük Şehir Belediyesinin 2000 yılında yaptırdığı zemin emniyetini araştırmasının sonucunda Bursa A, B, C Ve D olmak üzere dört ayrı deprem bölgesine ayrılmıştır. Deprem açısından en sağlam bölge A ve en riskli bölge D olmak üzere sıralanmıştır.Saygınkent Sitesinin bulunduğu bölge B sınıfında yer almaktadır. Bu sonuç kooperatif olarak 1996 yılında İTÜ’ye yaptırılan araştırmanın sonucu ile benzerlik göstermektedir. Bütün bu sonuçlarda sonra Bursa’da meydana gelebilecek şiddetli bir depremde bile Saygınkent binalarının hiçbir zarar gelemeyeceğini söylemek iddialı olmayacaktır. Yapılan araştırmalar esas alınarak inşa edilen binalar için (radya, temel, tünel kalıp, prekast kalıp uygulaması ve diğer uygulamalar) bu garanti verilebilir.

İnşaatlarda kullanılan demirler özel bir marka olarak belirlenmiş olup nervürlüdür. He bir bloğun sadece temelinde kullanılan demir miktarı tam olarak 180 tondur.

Binalarda deprem için dayanıklı ve tünel kalıp sistemine uygun olan BS20 betonu kullanılmıştır. Bu beton yapımında 350 kg/m3 çimento kullanılması gerekirken, Saygınkent Site Yönetim Kurulu 375kg/m3 kullanılmasını sağlamıştır. Ayrıca Bursa’da üretilen çimentonun bileşimi, yapılan araştırmaya göre (hızla filizlenme olmadığından) istenilen sonuçları karşılayamamış be biraz daha maliyetli olmasına karşın kaliteden ödün vermemek amacıyla Eskişehir Çimento Fabrikası tarafından üretilip portlant çimentosu kullanılmıştır.

Binaların mukavemet analizi sonuçlarına göre küp değerinin her cm £ de 250 kg olması yeterlidir. Beton dökümü aşamasında her kattan 6 betonarme örneği alınıp test ettirilmiş ve çıkan sonuçlar ayrıca değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçların en küçüğü 300 kg /cm2 olarak gerçekleşmiştir. Çoğunluğu 325-375 kg/cm2 olarak belirlenmiş olup 400 kg/cm2 değerini geçenler de bulunmaktadır.

Bütün bunlara dayanarak, Saygınkent Sitesi binalarının sağlamlık derecesinin, yeterli olan ölçülerden %25 daha fazla olduğu ve yüksek dereceli depremlere dayanıklılığının sağlandığı söylenebilinir. Üstelik bütün bu çalışmalar 1999 depreminden 3 yıl önce yapılmıştır. Yine de, 1999 depreminden sonra Yönetim Kurulu Üyeleri ve yüklenici firmanın teknik elemanları ile blokların tamamı incelenmiş ve herhangi bir probleme rastlanmamıştır.

Ayrıca, Bursa İnşaat Mühendisleri Odası ‘nda yazılı olarak başvurulmuş ve teknik bir ekip aracılığıyla binaların deprem sonrasındaki bütün bloklardaki (o döneme kadar tamamlanmış olan 5 blok için ) konutlar ile ilgili rapor hazırlatılmıştır. Bu rapor aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. Bunlara ek olarak binalar bir de İTÜ Deprem Koordinasyon Merkezi yetkililerince incelettirilmiş ve herhangi bir sorun olmadığı teyit edilmiştir.